Anlatsam anlar mısın acaba yoksa sade gülümser misin öylece, hınzırca sola kaydırarak üst dudağına kördüğümlediğim, ıslak düşlerimi? Düşer mi kısacık saçlarını batırarak tenime, göğüslerime başın ve aklından o an geçmekte olan her şey silinir mi bir bir, bir yağmur damlasının toprağa düşüşü, yokölüşü misali yineden dirimi için bir yeşil yaprağın.
Anlatsam anlar mısın acaba yoksa sade uzun parmaklarınla öylece, hırsla ve fakat temkinlice bir telaş içinde kavrar mısın boynumdan yutkunduğum, sırılsıklam düşlerimi? Düşer mi sıcacık bakışlarını batırarak içime, ellerime düşlerin ve aklından geçen her şey...
Ellerin evet ama önce dudaklarımda dolaşmalı parmakların evet; şehadet parmağının iziyle mühürlenmek bir şiir gibi...
Gibi.
8 Ekim Pazartesi
Janset Karavin










--
The dream was always running ahead of me. To catch up, to live for a moment in unison with it, that was the miracle. (Anais Nin)
--
--
Quid ad aeternum?
--
i believe in music the way some people believe in fairytales
sevgilerimle
--
we all die young..
--
Quid ad aeternum?
--
bunu yazan tosun birileri okusun...
[link]
Previous Page12345...Next Page